AŞk YzılARı {YOrumlaRInızI bKLıyorumm]

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

AŞk YzılARı {YOrumlaRInızI bKLıyorumm]

Mesaj  atakent135 Bir Perş. Ağus. 14, 2008 12:57 pm

UMUDUN OLDU GÖZLERİM

Gözlerinden bir yudum nefes alıp alıp sana yazıyorum yine. Yürek mürekkebiyle yazılmış onca karalamaya inat seni yaşıyorum satırlarımda. Sen ve ben. İki ayrı kentin sabahında aynı güneşle uyanan iki sevdalı. İmkansızlığın içinde, yokluğun acı nefesinde " aşkı " soluyan iki yürek. Boşver gülüm. Suyla ateşin, geceyle güneşin birbirlerini sevmesi gibi imkansız olsa da aldırma. Yağmuru dilenen kuru toprak gibi her sabah nefesini soluyorum ben. Güneşi bekleyen kuru yaprak gibi akşam kızıllıgında seni bekliyorum. Biliyorum hicbir zaman kapımı çalmayacak ellerin, hiçbir zaman ellerini tuttugumda avuç içlerin terlemeyecek. Bırak bu dünya bize hasret borcu olsun. Hasretlikler hep demir parmaklıkların ardında kalsın. Kavuşmasın sırtlarımız birbirlerine. Değmesin dudaklarımız dudaklarımıza. Sevgi bu değil mi ? Yokluğunda bile sevmeyi bilmek. Aşkı yücelten bu değil midir ki ?. Bak şehrime yağmur yüklü bulutlar konuk olduğunda ben seni ararım her damlasında. Saçlarımı ıslatan bir yağmur damlası kadar berraktır sevgin.. Musluğu açıp avuç içlerime akan suyu delice içmek. Çünkü içtiğim sendin. Kana kana yüreginin deryalarındaki nefesi içtim her defasında.

Gözlerim bağlı halde karanlıkta merdiven inerken hep senin sevdana yürür gibi emindim adımlarımdan. Başımı kaldırdığımda bulutlar kanap açıp gözlerinin içinde sıcak iklimleri gördüm. Dokunduğum herşey de ellerinin sıcaklığını aradım durdum. Oysa ellerini hiç tutmadım ki !.. Baktığım her noktada gözlerinin derinliğindeki umudu sevdim. İnan gözlerini hiç yakından görmedim ama hep seni yaşadım. Rüzgarın hep senin saçlarına ılık meltem gibi dokunduğunu bildim. Görmeden sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi öğrendim.

Sen gülümsediğinde gecekondu pencerelerinde cicekler açar. Her nefes alışında gökyüzüne nice yıldızlar kanatlanır. Yağan yağmur kadar bereketlidir gözyaşların. Engin denizlerin içinde sakladığı berraklık kadar yalındır bakışların. Ve saçların, rüzgar bile kıyamaz saç tellerini savrulmaya. Biliyorum bu hasret mapuslugunda günleri saysam da, bu özlem her gün acılarımı kanatsa da ben seni sevdim. Yüreğinin içinde büyüyen bir cocuk gibi gözlerinde gülümsüyorum hayata. Ben seni gözlerinde biriktirdiğin düşlerle sevdim.

Seni sevdiğimden beri kuşluk vakti kıyamadığım gözyaşlarını kelebeklerin sırtında taşıyan bir yürek oldum ben.Gözbebeklerinden süzülen nemli yaşları baharların koynunda kuruyan ciceklerin köklerine sundum her defasında. Öyle değerli ki ; gözlerinden süzülen yaşlar , imkanım olsa o nemli yaşlarınla ciceklerin yüreklerini yıkardım..Seni sevmek böyle duru böyle yalın bir aşk.. Seninle her gece yıldızların sağnağında sana düşlerimi sundum. Bir an hayat yokusunda yorulsam, kenar köşelerde değil ben senin yüreğinde " nefesini " soludum. Reyhan kokulu gecelere inat ben senin kokunla yetindim. Rüzgarın keman çaldığı ve yıldızların nağmelerle bestelere gebe oldugu vakitlerde hep seni düşledim. Sevgini soframdaki ekmek gibi bereket bildim. Ben senin gülen yüzünü sürdüm arsız yaralarıma. Uykusuz yüreğime ayazlar çivileri reva görseler ben senin sacların daldım rüyalara..Seni düşündüm zamanın ötesinde. İmkansızlıgı sevdim. Gözlerindeki nemin saflığını, gözyaşların duruluğunu ve iki dudağın arasında hayata hediye ettiğin nefesini sevdim.


BEN İKİ KİŞİLİK YAŞIYORUM SN BİLMİYORSUN

Ben iki kişilik yaşıyorum, sen bilmiyorsun...
İki kişilik uyuyorum, iki kişilik uyanıyorum... İki kişilik hazırlıyorum kahvaltıyı...
Gözlerimi kapatıp, ellerimi yüzünde gezdirmek, önce ellerime ezberletmek seni...
Seninle seyretmek yıldızları...
Seninle aramak düşlerimdeki o uzak, keşfedilmemiş yeri...
Pembe mercan kayalıklarını,kırmızı balıkları, sarı yosunların sardığı cam şeffaflığındaki deniz taşlarını, denizkızlarını...
Bir ucu bendeki gökkuşağının, diğer ucundaki o hazineyi...
Yüreğinde bir avuç toprak bulabilmek oralardan... Mucizelerinle silerken belleğimden korkularımı, yepyeni düşler kurmak seninle... Seninle yıkmak bütün duvarları...
Seninle açmak buz gibi demir kapıları... Güçsüz, savunmasız ve alabildiğince çocuk olmak seninle...
Sen konuşurken dinlemek saatlerce ve öpücükten virgüller kondurmak, yarım nefeslik duraklar vermek kelimelerinin arasına...
Derin uykulardayken seyretmek seni ve yüzünde gördüğüm o çocuk masumuyetine yüzümü sürmek... Seninle beklemek göçmen kuşları... Geldiklerinde seninle sevinmek ve seninle hüzünlenmek giderlerken...
Seninle kaybolmak bilmediğimiz bir şehirde...
Güzel bir kış şarkısını yeniden söylemek seninle...
Bütün tik-tak lardan uzak, dünya zamanının çok ötesinde bilinmeyen zamanları keşfetmek seninle...
Vücut dilinin kurduğu her cümlenin tek öznesi ve sebebi olmak... Hayatın an lardan ibaret olduğunu unutmadan....
Ben iki kişilik yaşıyorum, sen bilmiyorsun...

YÜREĞİNİN BİR KÖŞESINDE UYUYOR OLACAĞIM

Farkında olmadan gözlerinde erimeleri, saçlarını okşamaları,yüreğine akıp, benim olan her şeyi yüreğine bırakıp kendimi yüreğine hapsetmeleri sevdim...
Her gece yıldızlara resmini çizerken gözyaşlarımı gizlemeleri sevdim...
Seni yüreğime kazırken yazılmamış şarkıları söylemeyi sevdim...
Uykusuz gecelerimde hayallerime koyup rüyalarımı süsleyişini sevdim...

Dinmeyen hasret,bitmek bilmeyen bir özlemle sarıldım yokluğunda gecelere.
Yüreğime koyduğum sende tanıdın beni,tutkunu olduğum gözlerinde erirken bulacaksın beni..

Şimdi bir damla gözyaşıyım gözlerinin derinliklerinde.İstersen bırak yanaklarından süzülüp dudaklarının arasına dolayım, istersen dökülüp yerlere,parçalara bölünüp topraklara karışayım.Yokluğunda nasıl ki hüzünler dolarken her gece yüreğime, nasıl ki yokluğunla her gece yaşlar sırdaşım olurken, nasıl ki yokluğunla yaşlar yanaklarımdan süzülüp dudaklarımın arasında ölürken, ben yavaş yavaş eriyip yudum yudum tükenirken ne yıkılmalarıma nede gözyaşlarıma dur diyemedim.. Ne yokluğunla ağlamayı ben seçtim, ne seni özlemeyi ben seçtim, nede seni sevmeyi ben seçtim..

Yokluğun yüreğime prangalar vururken göremeyeceğim gözlerini,dokunamayacağım saçlarini, erisemeyecegim seni yüregimin en güzel yerine koydum..İstersen cikip git yüregimden, istersen bendeki seni,istersen bendeki benide alip git..Kendime bile söylemekten korktugum seni ne kadar cok sevdigim sözcükleride alip git..

Ben seni birakip gidemiyorum..Nereye gitsem,nereye baksam hep yollarım yüreğine çıkıyor..
Dedim ya güzelim benim gücüm yok gitmeye, senin gücün varsa git.Giderken bende olan benide alıp yüreğine koyup öyle git olurmu?...Öyle bir git ki, giderken senli rüyalarımı bırak,gökyüzünde doğan yıldızımı bırak,yazılmamış şiirlerimi, söylenmemiş şarkılarımı bırak,üşüyen yüreğimi bırak bende kalsınlar..Ben onları rüyalarıma dolan dudaklarınla ısıtırım, geceleri bırak öyle git uykuda kalayım...

Bir gün yüreğin burkulursa,kalbin sızlayıp gözlerine yaşlar dolarsa gel beni uyandır..
Ben senden habersiz yüreğinin bir köşesinde uyuyor olacağım, yavaş uyandır olur mu? Yüreğinden tekrar düşerim diye çok korkuyorum!!!
avatar
atakent135

Mesaj Sayısı : 20
Yaş : 24
Kayıt tarihi : 12/08/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

thanks

Mesaj  Admin Bir Ptsi Ağus. 18, 2008 6:24 pm

Emeğe SAYGIlol! afro
-----------------------------------------------------------------------
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 127
Yaş : 25
Nerden : Tekirdağ
Kayıt tarihi : 04/08/08

Kullanıcı profilini gör http://dagli.forum777.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz