==>HikaYELerr<==

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

==>HikaYELerr<==

Mesaj  atakent135 Bir Perş. Ağus. 14, 2008 1:05 pm

AŞK ACISI

Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamın tayininin çıktığı bir köye taşındık. Huzursuzdum, okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,şehirde medenice okumak istiyordum.kaydımı yaptırdı babam okula.İlkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna. Beni bir sınıfa verdiler.Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya oturmak istiyorsan otur dedi bana.Bir kızın yanı boştu sadece oraya oturdum.Hayatımı adadığım,gidişiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanıştım.İsmi Altınay idi.Çocuk yaşımda bile onun güzelliği beni çok
etkilemişti.Masmavi gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığım notlarımda kendi silgisiyle defterimdeki hatayı silmesi beni o minik yaşımda ona bağladı.O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum.ya ben onlara gidip ders çalışıyor, yada o bize geliyordu.Mükemmel bir paylaşımcıydı. Yüreğini, sevgisini, dostluğunu daha o yaşta vermişti bana.İlkokulu birlikte okuduk ve aynı sırada bitirdik.Hep onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize rica ettik ve bizi aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa,hatta aynı sıraya oturmamız için babalarımız öğretmenlere adeta yalvardılar.Başarmıştık. Yine aynı sıradaydık.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladım ki onsuz hayat bana huzur vermiyordu.Yaşımız olgunlaştıkça o beni,ben onu daha çok seviyordum.Çocukça başlayan arkadaşlığımız sevgiye aşka dönüşmüştü ortaokul yıllarımız bitmek üzereyken. Şehir merkezinde. Ailelerimiz liseye geçtiğimiz sırada ortak bir karar aldılar.Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz aynı evde kalacaktık. Annem de bizimle kalacaktı.Allah'ım o karar bize iletildiğinde dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştık bunu.Ona aşık olmuştum.Aynı duyguları o da paylaşıyordu ve bunu fareden ailelerimiz okul bittiğinde evlendirelim diye karar almışlardı bile.Ona tapıyordum artık.Haşa Allah'a şirk koşar gibi günah işlercesine seviyordum. İlk elini tuttuğumda sakın bir daha bırakma demiştim. Yanakları kızarmıştı,utanmış ve başını önüne ! eğmiş,gülümsemiş ve elimi sıkı sıkı kavramıştı. Artık her gün elele tutuşup okula gidiyor okuldan çıkarken elele dolaşıyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.Arada bir elleri terler ve her terleyişte elini elimden kurulamak için çekerdi. Bunu her yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardım,hep tamam tamam diyerek gülümser ve hızla elini avucuma sokuştururdu. Her şey harikaydı,dünya cennet gibiydi gözümüzde.Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde.Nihayet liseyi de bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmişti.Karnelerimizi aldık hiç kırığımız yoktu.Sevinçle sarıldık birbirimize elimi tuttu.bunu kutlamak için bir cafeye gidip cola içerek kutlayacaktık.Okulun az ilerisinden geçen bir çakıl yol vardı.Her zaman toz duman içinde olurdu.çakıllarla kaplıydı. O yolun benim ve ölürcesine sevdiğim insanın ayrılmasında bu kadar rol oynayacağını bilsem hiç girer miydik o yola.Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi,ansızın elini çekti,terlemişti yine eli.Sanırım dört adım atmıştım.Dönüp yine azarlayacaktım. Çünkü hem elimi bırakmış, hem de geride kalmıştı. Dönüp baktığımda Dünya başıma yıkıldı.Sanki gök kubbenin altında kaldım. Yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu. Ne yapacağımı bilemedim üzerine kapandım yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığımda hayatımı bitiren o görüntüyle karşılaştım.Başı kesilmiş bir tavuk gibi çırpınıyordu.Suratına bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi gözlerinden biri akmıştı.Suratının yarısı yoktu.Hırlıyordu bana bir şeyler demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek bana bir şeyler demeye çalışıyordu.Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir taş suratına saplanmıştı.Ölürcesine bir aşkı,geleceğimizi kibrit büyüklüğünde bir taş parçasının bitireceğini
bilemezdim.Donuk donuk hiç konuşamadan yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordum. Ellerini tuttum kaldırdım başını göğsüme dayadı ve elimi sıkı sıkı tuttu.Akan kan ellerimize damlıyordu.Yoldan geçen bir araba durmuş bizi seyrediyordu, hastaneye yetiştirelim dediğimde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti.Kimse arabaya almıyordu.çevreme bakıp yardım eden demekten,ona dönüp seni seviyorum,beni bırakma,dayan demekten başka bir şey yapamıyordum.İki dakikalık bir çırpınıştan sonra kucağımda öldü. Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü.Tam dokuz yıl oldu onu yitireli.Kendime olan güvenimi yitirdim.Artık kimseyi sevemem,kimsede beni sevemez korkusundan kurtaramıyorum kendimi.Bitkisel hayatta gibiyim. Tek elimde kalan bu net.bu net aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim. Yitiren,ya da ben yitirenle paylaşmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi bırakmamaları şartıyla elimi uzattım. Dost, kardeş, arkadaş ne olursanız olun ama elimi bırakmayın.Size sesleniyorum, elimi bırakmayın lütfen

SONSUZ AŞK

Erkek arkadaşım haftasonu için bir dağ yürüyüşü yapılacağını söyler ve beni davet eder. Bu arada yakın birkaç arkadaşla günler öncesinden anlaşıp plan yaparlar.

Geziden bir gün önce, kız arkadaşım iyi bir falcı duyduğunu ve ısrarla beraber gitmek istediğini söyler. Elbette, falcı dedikleri de anlaştıkları ve benim hiç tanımadığım bir arkadaşlarıdır. Falcıya gittiğimizde, kız arkadaşımla ilgili bir sürü şeyi bildiğini görünce, ben de fal baktırmak istediğimi söylerim.

Falcı anlaşıldığı üzere, benimle ilgili de doğru şeyler söyler.. Haftasonu katılacağım geziyi bile bilir, ama o geziye katılmamam gerektiğini, kötü şeyler hissettiğini söyler. Tam ayrılacağımız esnada sonsuz aşka kavuşacaksın, az kaldı der..

Bu imkansız diye düşünürüm,çünkü ben hep sevgilerin ölünceye kadar değil, sonsuza dek olduğunu savunan biriyimdir. Falcının bana bunu söylemesine inanamam.

Geziye katılmak isterim, ama bir yandan da içime bir kurt düşmüştür. Bu arada, akşam bir başka arkadaşım beni arar, tabi o da ekiptendir. Beni rüyasında bir dağda gördüğünü ve çok korktuğunu anlatır. Bu rüyayı da dinleyince, tüm bunların bir işaret olduğunu ve geziye gitmemin iyi olmayacağını anlarım ve bunu erkek arkadaşıma söylerim. Onun da gitmesini istemediğimi belirtirim.

Tabi o mutlaka katılması gerektiğini,arkadaşlara söz verdiğini söyler. Bu arada geziye gitmediğim için, haftasonunda kız arkadaşımla, sinemaya gitmek üzere anlaşırız.

Gezinin yapılacağı sabah, erkek arkadaşımla telefonda vedalaşırız ve beni çok sevdiğini, kendisine bir şey olursa üzülmememi, sonsuzlukta da beraber olacağımızı söyler.. Bu durum benim sinirlerimi iyice bozmuştur.

Maillerimi kontrol ettiğimde, yine ekipten bir arkadaş, burçlarla ilgili bir mail yollamıştır. Benim burcumun olduğu bölümde, bugün hayatınızdaki en kötü günlerden birini yaşayabilirsiniz, bir yakınınızı kaybedebilirsiniz yazmaktadır.

Artık ipler kopmuştur. Ağlayarak, erkek arkadaşımı ararım. Telefonu kapalıdır.. Bu arada kız arkadaşım gelir ve sinemaya gitmek üzere, dışarı çıktığımızda, evin karşısındaki bilboardlarda "sonsuz aşk" yazmaktadır.

Bunun benle bir alakası olduğu aklımın ucundan dahi geçmez; ama erkek arkadaşımı kaybedeceğim gibi bir his gelir kalbime. Bu kadar olay tesadüf olamaz diye de düşünürüm. Karmaşık duygular içindeyimdir. Israrla erkek arkadaşımın telefonuna ulaşmaya çalışırım, ama nafile kapalıdır. Dokunsalar ağlayacak hale gelmişimdir.

Sinemaya gittiğimizde film başlar. Benim ve erkek arkadaşımın fotoğraf ve videoo görüntülerinden hazırlanmış kısa bir filmdir bu. Tüm bu yaşadıklarımın bir oyunn olduğunu o zaman anlarım. Bu sırada salonun ışıkları yanar. Erkek arkadaşım sahneden: seni seviyorum ve sonsuza dek benimle olmanı istiyorum diye seslenir...
avatar
atakent135

Mesaj Sayısı : 20
Yaş : 23
Kayıt tarihi : 12/08/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

thanks

Mesaj  Admin Bir Ptsi Ağus. 18, 2008 6:23 pm

Emeğe SAYGIlol! afro
-----------------------------------------------------------------------
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 127
Yaş : 24
Nerden : Tekirdağ
Kayıt tarihi : 04/08/08

Kullanıcı profilini gör http://dagli.forum777.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz